Rehber.
Ana Sayfa Temalar Kur'an-ı Kerim Hadisler Favorilerim
KÜTÜB-İ SİTTE

Hadis-i Şerifler

Resûlullah'ın (s.a.v.) hikmet dolu sözleri arasında arama yapın.

"Câbir'den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) insanlara hitap ederken önce lâyık-ı vechile Allah'a hamd ve senâ eder, sonra da 'Bir kimseye Allah hidayet verirse artık onu saptıracak yoktur; Allah'ın saptırdığına da hidayet verecek yoktur. Sözün en hayırlısı Allahın Kitabı'dır.' buyururdu."

(M2007 Müslim, Cum'a, 45)

"İbn Ömer'in naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allahın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”"

(B8 Buhârî, Îmân, 2)

"Enes (b. Mâlik) tarafından nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Şu üç özellik kimde bulunursa o kimse imanın tadını alır: Allah ve Resûlü'nü her şeyden çok sevmek, bir kimseyi yalnızca Allah rızası için sevmek, Allah kendisini kurtardıktan sonra tekrar inkârcılığa dönmekten ateşe atılmaktan kaçındığı gibi kaçınmak.""

(M165 Müslim, Îmân, 67)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “İmanın yetmiş küsur şubesi vardır. Bunların en üstünü “Lâ ilâhe illâllâh” (Allah'tan başka ilâh yoktur.) sözüdür. En alt derecesi ise yoldaki eziyet veren şeyleri kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir şubesidir.""

(N5008 Nesâî, Îmân, 16; M153 Müslim, Îmân, 58)

"Ebû Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle dua ederdi: "Allahım! Bozgunculuktan, münafıklıktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.""

(D1546 Ebû Dâvûd, Vitr, 32)

"Hz. Aişeden nakledildiğine göre, Peygamber (sav) şöyle demiştir: "Kur'an'ı ezberleyip okuyan kişi, Allah katındaki seçkin meleklerle birlikte olacaktır. Kur'an'ı zorlanarak da olsa devamlı okumaya çalışan kişiye ise iki kat ecir vardır.""

(B4937 Buhârî, Tefsîr, (Abese) 1)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ben dünyada ve âhirette Meryem oğlu İsa'ya insanların en yakın olanıyım. Peygamberler, ataları bir, anneleri ayrı kardeştirler. Dinleri ise tektir.""

(B3443 Buhârî, Enbiya, 48)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) cuma gününden bahsederek şöyle buyurmuştur: "Onda öyle bir an vardır ki şayet bir Müslüman namaz kılarken o âna rastlar da Allah'tan bir şey isterse Allah, ona dilediğini mutlaka verir.""

(M1969 Müslim, Cum'a, 13)

"Abdullah (b. Mes'ûd) tarafından nakledildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "Günahtan tevbe etmek, günahı terk edip bir daha ona dönmemektir.""

(HM4264 İbn Hanbel, I, 446)

"Muâz b. Cebelden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Lânetlenmeye neden olan üç şeyi yapmaktan sakının; su kaynaklarının çevresine, yol ortasına ve gölgelik yerlere abdest bozmaktan.”"

(D26 Ebû Dâvûd, Tahâret, 14)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Her yedi günde bir yıkanmak, Yüce Allah'ın her Müslüman üzerindeki hakkıdır.""

(B898 Buhârî, Cum'a, 12)

"(Hz. Peygamber'e vahiy kâtipliği yapan) Hanzala (b. Rebî) Kâtib anlatıyor: Allah Resûlü'nü (sav) şöyle derken işittim: "Rükûları, secdeleri, abdestleri ve vakitlerine riayet ederek beş vakit namaz(ı kılmay)a devam eden ve bu beş vakit namazın Allah katından gelen bir emr-i hak olduğunu kabul eden kimse cennete girer.""

(HM18535 İbn Hanbel, IV, 266)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "Kulun Rabbine en yakın olduğu (an) secde hâlidir. Öyleyse (secdede iken) çokça dua ediniz.""

(M1083 Müslim, Salât, 215)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır.""

(D4682 Ebû Dâvûd, Sünnet, 15)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.""

(M6543 Müslim, Birr, 34)

"Esed kabilesine mensup Vâbisa b. Ma'bed, Resûlullahın (sav) kendisine şöyle dediğini nakletmiştir: "... İyilik, gönlü huzura kavuşturan ve içe sinen şeydir; kötülük ise, insanlar sana fetva verseler (onaylasalar) bile, gönlü(nü) huzursuz eden ve iç(in)de bir kuşku bırakan şeydir.""

(DM2561 Dârimî, Büyû, 2)

"Ebû Zerden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir.""

(D4599 Ebû Dâvûd, Sünnet, 2)

"Nu'mân b. Beşîr'in naklettiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.""

(M6586 Müslim, Birr, 66; B6011 Buhârî, Edeb, 27)

"Enes (b. Mâlik)'ten rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: Arsızlık nerede ve kimde olursa olsun çirkinleştirir; hayâ ise nerede ve kimde olursa olsun zarifleştirir""

(T1974 Tirmizî, Birr, 47)

"Ebû Hüreyreden (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir kadınla dört şeyden dolayı evlenilir: Malı, soyu, güzelliği ve dini için. Sen dindar olanını seç. (Aksi hâlde) fakr u zarurete duçar olursun!""

(B5090 Buhârî, Nikâh, 16)

"Sevbândan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Hiç kimsenin izinsiz olarak bir başkasının evinin içine bakması helâl değildir. Eğer bakarsa (eve) girmiş demektir...""

(T357 Tirmizî, Salât, 148; HM22779 İbn Hanbel, V, 280)

"Ebu'd-Derda'nın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki siz kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. O hâlde (çocuklarınıza) güzel isimler koyun.""

(D4948 Ebû Dâvûd, Edeb, 61)

"Ebû Hüreyre'nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Mümin, hanımına karşı kötü duygular beslemesin; çünkü onun bazı huylarından hoşlanmasa da diğer huylarından hoşlanabilir.""

(M3645 Müslim, Rada, 61)

"İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah'ın kadın kullarının Allah'ın mescitlerine gelmelerine engel olmayın.""

(M990 Müslim, Salât, 136)

"Enes b. Mâlik (ra) diyor ki: Ben Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu işittim: "Yüce Allah, 'İki sevgilisi (olan gözlerini almak sureti) ile kulumu sınadığımda sabrederse, bu ikisine karşılık ona cenneti veririm.' buyurdu.""

(B5653 Buhârî, Merdâ, 7)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin hepsi cennete girecektir, yüz çeviren müstesna!" Orada bulunanlar "Ey Allah'ın Resûlü, yüz çeviren kim?" diye sorunca, Hz. Peygamber, “Bana itaat eden cennete girer. Bana isyan eden yüz çevirmiş demektir." şeklinde cevap vermiştir."

(B7280 Buhârî, İ'tisâm, 2)

"Ebû Hüreyreden Resûlullah'ın (sav) şöyle dediği nakledilmiştir: "Muhammed'in canını elinde tutan Allaha yemin ederim ki bu ümmetten bir Yahudi veya Hıristiyan beni işitir, sonra da benim kendisiyle gönderildiğim (vahy)e iman etmeden ölürse mutlaka ateş ehlinden olur.""

(M386 Müslim, Îmân, 240)

"Ebû Hüreyreden gelen rivayete göre,... Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "Kur'an'ı öğrenin, onu okuyun ve okutun. Kuran'ı öğrenen, okuyan ve gereğini yapan kimse, her tarafa koku yayan misk dolu bir kaba benzer. Kur'an'ı öğrendiği hâlde (onu okumayan ve okutmayan) yatıp uyuyan kimse ise ağzı bağlı bir misk kabına benzer.""

(T2876 Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'ân, 2)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "Allaha ve âhiret gününe iman eden kişi misafirine ikram etsin. Allaha ve âhiret gününe iman eden kişi komşusunu rahatsız etmesin. Allaha ve âhiret gününe iman eden kişi ya hayır söylesin ya da sussun.""

(D5154 Ebû Dâvûd, Edeb, 122, 123)

"Şeddâd b. Evs'ten nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Akıllı kişi kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise arzularına uyup bir de Allah'tan (bağışlanma) umandır.""

(T2459 Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme, 25)

"Ebû Hüreyreden (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Mümin, yeşil ekine benzer. Rüzgârla eğilir (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin de böyledir; o da bela ve musibetler sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Kâfir ise sert ve dimdik selvi ağacına benzer ki Allah onu dilediği zaman (bir defada) söküp devirir.""

(B7466 Buhârî, Tevhîd, 31)

"İbn Ömer'in rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Münafık, iki sürü arasında gidip gelen şaşkın koyun gibidir. Bir o sürüye gider, bir bu sürüye!""

(M7043 Müslim, Sıfâtü'l-münafıkîn, 17)

"Hz. Aişeden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Güç yetirebileceğiniz amelleri yapmaya gayret ediniz. Allah usanmaz da siz usanırsınız. Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır.""

(D1368 Ebû Dâvûd, Tatavvu, 27)

"Ali b. Ebû Tâlibden nakledildiğine göre, Hz. Peygamber vitir namazının sonunda şöyle dua ederdi: "Allahım! Gazabından rızana sığınırım, cezalandırmandan affına sığınırım. Senden (gelecek her türlü azaptan) Sana sığınırım. Seni lâyıkıyla övmeyi beceremem. Sen, kendini övdüğün gibisin.”"

(N1748 Nesâî, Kıyâmü'l-leyl, 51)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İmam (kendisine uyanların namazlarına) kefil, müezzin ise (namaz vakitleri konusunda) kendisine güvenilen kimsedir. Allah'ım! İmamlara (kefil oldukları konuda) muvaffakiyet ver, müezzinleri de (olası taksirlerinden dolayı) bağışla!""

(T207 Tirmizî, Salât, 39)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür. Adem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet de ancak Cuma günü kopacaktır.""

(M1977 Müslim, Cum'a, 18)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "(Kıyamet günü) kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır. Eğer bunu tam olarak yapmışsa (ne âlâ!) farz namazları tamam değilse Yüce Allah, 'Kulumun nafilelerine bakın' buyurur. Eğer nafile namazı bulunursa, 'Onunla farzları tamamlayın' buyurur.""

(N468 Nesâî, Salât, 9)

"Ebû Hüreyreden (ra) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "İnanarak ve sevabını Allah'tan umarak Ramazan orucunu tutan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır. İnanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya eden kimsenin de geçmiş günahları bağışlanır.""

(B2014 Buhârî, Fadlü leyleti'l-kadr, 1)

"Ebû Zerr'in rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) ona şöyle buyurmuştur: "Nerede olursan ol, Allaha karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!""

(T1987 Tirmizî, Birr, 55)

"Abdullah b. Ebû Bekir anlatıyor: Enes b. Mâlik'ten işittiğime göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Üç şey öleni (mezara kadar) takip eder; ikisi geri döner, biri kalır. Ailesi, malı ve ameli onu takip eder. Ailesi ve malı geri döner, ameli kalır.""

(M7424 Müslim, Zühd, 5)

"Âmir'in en-Nu'mân b. Beşîr'den işittiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "...Bilin ki! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o, iyi (doğru ve düzgün) olursa bütün vücut iyi (doğru ve düzgün) olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki! O, kalptir.""

(B52 Buhârî, Îmân, 39)

"Ebû Ümâmeden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim Allah için sever, Allah için nefret eder, Allah için verir, Allah için (kötülüklere) engel olursa, imanını kemale erdirmiş olur.""

(D4681 Ebû Dâvûd, Sünne, 15)

"İbn Ömer'den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: "İnsanlarla bir arada yaşayan ve onların eziyetlerine sabreden mümin, insanlarla bir arada yaşamayan ve onların eziyetlerine sabretmeyen müminden daha büyük ecre nail olur.""

(İM4032 İbn Mâce, Fiten 23; HM5022 İbn Hanbel, II, 44)

"Abdurrahman b. Ebû Bekir anlatıyor: Suffe ashâbı fakir insanlardı. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştu: "Kimin yanında iki kişilik yemek varsa üçüncü bir kişiyi, dört kişilik yiyeceği olan beşinci ya da altıncı bir kişiyi misafir etsin!""

(B602 Buhârî, Mevâkîtü's-salât, 41)

"Huzeyfe'nin işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İnsan, ailesi, malı, nefsi, çocuğu ve komşusu ile sınanır; oruç, namaz, sadaka ve iyiliği emredip kötülükten sakındırma işte bu sınanma (esnasındaki kusurlarına) kefaret olur.""

(M7268 Müslim, Fiten, 26; B525 Buhârî, Mevâkîtü's-salât, 4)

"Ebû Hüreyre'nin anlattığına göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kendi onayı alınmadıkça dul kadınla, kendisinden izin alınmadıkça da bakire kız ile nikâh yapılmaz." Oradaki sahâbîler, "Yâ Resûlallah! Bakire bir kızın izni nasıl olur?" diye sordular. O (sav) da, "Sessiz kalmasıyla." buyurdu."

(B5136 Buhârî, Nikâh, 42)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Akrabalık ilişkilerinizi sürdürebilmeniz için neseplerinizi (sülâlenizi) tanıyın. Çünkü akrabalık bağlarının canlı tutulması ailede sevgiyi güçlendirir, malı artırır ve ömrü uzatır.""

(T1979 Tirmizî, Birr, 49; HM8855 İbn Hanbel, II, 374)

"Enes b. Mâlik'in rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşından dolayı hürmet ederse, Allah da ona yaşlılığında kendisine hürmet edecek birisini hazırlar.""

(T2022 Tirmizî, Birr, 75)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Müslümanlar(ın evleri) arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir. Müslümanlar arasında en kötü ev ise, içinde kendisine kötü davranılan bir yetimin bulunduğu evdir.""

(İM3679 İbn Mâce, Edeb, 6)

"Hz. Aişeden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) bir hastayı ziyaret ettiğinde şöyle derdi: "Ey insanların Rabbi! Hastalığın sıkıntısını gider! Ona şifa ver, şifa veren sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki ardında hiç hastalık izi bırakmasın!""

(M5709 Müslim, Selâm, 47)

"Ubâde b. Sâmitden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim, 'Şehadet ederim ki tek olan Allah'tan başka ilâh yoktur, (ortağı da yoktur); Muhammed O'nun kulu ve elçisidir; İsa da Allah'ın kulu ve Allah'ın kullarından bir kadının oğlu, Meryeme ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve Allah'tan (gelen) bir ruhtur. Cennet haktır, cehennem haktır.' derse Allah onu, cennetin sekiz kapısından hangisini dilerse oradan cennetine koyar.""

(M140 Müslim, Îmân, 46)

"Hz. Ali, Resûlullah'tan (sav) şu sözleri duyduğunu haber vermiştir: "Hasta olan Müslüman kardeşini ziyarete giden kimse, onun yanında oturuncaya kadar (âdeta) cennet meyveleri içinde yürümüş olur. Oturduğu zaman onu rahmet kaplar. Eğer ziyareti sabahleyin olursa akşama kadar yetmiş bin melek onun için dua ve istiğfar eder. Ziyareti akşam olursa sabaha kadar yetmiş bin melek onun için dua ve istiğfar eder.""

(İM1442 İbn Mâce, Cenâiz, 2)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir peygamber yoktur ki, insanların inanmaları için kendisine mucizeler verilmiş olmasın. Bana verilen ise Allah'ın vahyettiği vahiy (Kur'ân-ı Kerîm)dir. Bu sayede ben kıyamet günü ümmeti en çok olan peygamber olacağımı ümit ediyorum.”"

(B7274 Buhârî, İ'tisâm, 1)

"Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav), "Ne mutlu, beni görüp de iman edenlere!" sözünü bir kere söyledi. "Ne mutlu, beni görmeden iman edenlere!" ifadesini ise yedi defa tekrarladı."

(HM12606 İbn Hanbel, III, 155)

"Abdullah b. Amr b. el-As'ın işittiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "...Muhammed'in canı elinde olan Allaha yemin olsun ki mümin bal arısına benzer; güzel şeyler yer, güzel şeyler üretir, (güzel yerlere) konar, (konduğu yeri de) kırmaz ve bozmaz.""

(HM6872 İbn Hanbel, II, 199; NM253 Hâkim, Müstedrek, I, 110)

"Abdullah b. Amr'ın rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Şu dört özellik kimde bulunursa o, tam bir münafık olur. Kimde bu niteliklerden biri bulunursa onu terk edinceye kadar kendisinde münafıklıktan bir özellik vardır: Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder. Konuştuğunda yalan söyler. Söz verdiğinde cayar. Husumet sırasında haktan sapar.""

(B34 Buhârî, Îmân, 24)

"İbn Abbas'tan (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) Hasan ile Hüseyin için dua ederek şu sözlerle Allah'a sığınırdı: "Her tür şeytandan, haşereden, kem nazardan Allah'ın tam kelimelerine -sonsuz iradesine ve hükmüne sığınırım." Sonra da, "Atanız İbrâhim de bu duayı oğulları İsmail ile İshak için yapardı." derdi."

(B3371 Buhârî, Enbiyâ, 10)

"Hz. Aişeden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır: Uyuyandan uyanıncaya kadar, akıl hastalığına duçar olandan aklı başına gelinceye kadar ve çocuktan bulûğ (ergenlik) çağına gelinceye kadar.""

(D4398 Ebû Dâvûd, Hudûd, 17)

"Ebû Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah buyuruyor ki: Kulum beni nasıl düşünüyorsa ben öyleyim. O, beni anarken ben onunla beraberim. O, beni kendi başına anarsa, ben de onu kendim anarım. O, beni bir topluluk içinde anarsa, ben onu daha hayırlı bir topluluk içinde anarım...""

(M6805 Müslim, Zikir, 2; B7405 Buhârî, Tevhîd, 15)

"Ebû Hüreyre'nin işittiğine göre, Resûlullah (sav) bir defasında şöyle demiştir: "Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz?" Sahâbîler, “Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz. demişler, bunun üzerine Resûlullah, "İşte beş vakit namaz da böyledir! Allah onlarla günahları yok eder." buyurmuştur."

(B528 Buhârî, Mevâkîtü's-salât, 6)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Müminin mümin üzerinde altı hakkı vardır: Hastalandığında onu ziyaret eder, öldüğünde cenazesinde bulunur, kendisini davet ettiğinde davetine icabet eder, onunla karşılaştığında selâm verir, aksırdığında ona hayır duada bulunur, yanında ve gıyabında onun için samimi davranır.""

(T2737 Tirmizî, Edeb, 1; N1940 Nesâî, Cenâiz, 52)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Mübarek Ramazan ayı size geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda sema (cennet) kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır.""

(N2108 Nesâî, Sıyâm, 5)

"Ebû Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, beş vakit namaz ile Cuma, bir sonraki cumaya kadar ve Ramazan diğer Ramazana kadar, aralarında işlenen günahların bağışlanmasına vesiledir.""

(M552 Müslim, Tahâret, 16)

"Ömer b. Hattab'ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ameller niyete göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır. Kim Allah ve Resûlü için hicret ederse, hicreti Allah ve Resûlü'nedir. Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı hicret ederse, onun hicreti de hicretine sebep olan şeyedir.""

(M4927 Müslim, İmâre, 155; B1 Buhârî, Bedü'l-vahy, 1)

"Abdullah b. Ömer'in (ra) işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Hepiniz sorumlusunuz ve hepiniz yönettiklerinizden mesulsünüz. Devlet başkanı bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin beyi bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin hanımı da bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Hizmetçi de efendisinin malı üzerinde bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür.""

(B2409 Buhârî, İstikrâz, 20)

"Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim hiçbir ortağı olmayan, tek olan Allaha ihlâsla ibadet ederek, namazı dosdoğru kılarak, zekâtı vererek dünyadan ayrılırsa, Allah kendisinden razı olduğu hâlde ölmüş olur.""

(İM70 İbn Mâce, Sünnet, 9)

"Ubâde b. Sâmit'ten nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Bana kendi adınıza altı şeyin güvencesini verin, ben de size cennetin güvencesini vereyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin, söz verdiğinizde sözünüzü tutun, size (bir şey) emanet edildiğinde ona riayet edin, iffetinizi koruyun, gözlerinizi (bakılması yasak olandan) sakının ve ellerinizi (haramdan) çekin.""

(HM23137 İbn Hanbel, V, 323)

"Ömer b. Hattab'ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Eğer siz gereği gibi Allaha tevekkül etmiş olsaydınız, tıpkı sabahleyin kursakları boş olarak çıkıp (akşam) doymuş bir şekilde dönen kuşların rızıklandırıldığı gibi sizler de rızıklandırılırdınız.""

(T2344 Tirmizî, Zühd, 33; İM4164 İbn Mâce, Zühd, 14)

"Enes b. Mâlik anlatıyor: Resûlullah (sav) bana dedi ki: "Evlâdım! Eğer kalbinde hiç kimseye karşı hile olmadan sabaha ve akşama erişmeyi başarabilirsen bunu yap. İşte bu benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimi yaşatırsa beni sevmiş olur, kim de beni severse cennette benimle birlikte olur.""

(T2678 Tirmizî, İlim, 16)

"Abdullah b. Amr'dan nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Merhametliler, Rahmânın merhamet ettiği kimselerdir. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin! Rahim Rahmân(dan) bir bağdır. Kim onunla irtibatını sürdürürse Allah da onunla irtibatını sürdürür; kim de onu koparırsa Allah da o kimseyle ilişkisini koparır.""

(T1924 Tirmizî, Birr, 16)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir Müslüman öldüğünde, en yakın komşularından üç hane halkı kendisinin iyi bir insan olduğuna şahitlik ederlerse, Yüce Allah, 'Bildikleri kadarıyla şahitlikte bulunan kullarımın şahitliğini kabul ettim ve kendi bildiklerimi de bağışladım' buyurur.""

(HM9284 İbn Hanbel, II, 409)

"Ebû Saîd el-Hudrînin işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden herhangi biriniz bir kötülük görürse onu hemen eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmiyorsa diliyle değiştirsin, ona da gücü yetmiyorsa kalbiyle (o kötülüğe) tavır koysun, (onu hoş görmesin). Ve bu da imanın asgarî gereğidir.""

(M177 Müslim, Îmân, 78)

"Zeyd b. Hâlid el-Cühenîden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah yolunda savaşacak bir askeri (savaş için) donatırsa kendisi de savaşmış gibi olur. Kim de Allah yolunda savaşa çıkan gazinin arkasından ailesine iyi bir şekilde göz kulak olursa o da savaşmış gibi olur.""

(M4902 Müslim, İmâre, 135; B2843 Buhârî, Cihâd, 38)

"Humeyd diyor ki, Enes b. Mâlik'ten (ra) işittiğime göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Ölüp de Allah katında hayırlı bir mertebeye erişen kullar içinde, şehitten başka hiç kimse -kendisine içindekilerle birlikte dünya verilecek olsa bile- yeniden dünyaya gelmek istemez. Şehit, şehitliğin ne kadar üstün bir mertebe olduğunu gördüğü için, dünyaya dönüp bir kez daha şehit olmayı arzular.""

(B2795 Buhârî, Cihâd, 6)

"Ümmü Seleme'nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Birinizin başına bir musibet/acı bir şey geldiği zaman, 'Biz Allaha aidiz ve biz O'na döneceğiz. Allahım! Başıma gelen musibetin/acının mükâfatını senden bekliyorum, bundan dolayı bana ecir ihsan et, benim için onu daha hayırlısıyla değiştir.' desin.""

(D3119 Ebû Dâvûd, Cenâiz, 17-18; M2126 Müslim, Cenâiz, 3)

"(Resûlullah'ın torunu) Hasan b. Ali (ra) şöyle demiştir: "Allah Resûlü (sav) vitirde okumam için bana şu duayı öğretti: "Allah'ım, hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir. Sıhhat ve afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. Himaye ettiğin kimseler gibi beni de himaye et. Bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Verdiğin hükmün şerrinden beni koru. Hükmü sen verirsin, senin üstüne hüküm verecek kimse yoktur. Senin dost olduğun kimse asla zelil olmaz. Eksiklikler sana yakışmaz. Ey Rabbimiz! Yücesin ve kutlusun.""

(T464 Tirmizî, Vitr, 10)

"Muâz b. Cebel anlatıyor: Allah Resûlü (sav) ile Tebük Seferi'nden dönüyorduk. Onun yalnız olduğunu görünce, "Yâ Resûlallah! Bana cennete girmemi sağlayacak bir davranış söyler misin?" dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Aferin sana! Sen önemli bir konu hakkında soru sordun. Fakat bu, Allahın kendisi için kolaylaştırdığı kişiye kolay gelir. Farz namazı kılarsın, farz olan zekâtı verirsin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayarak Allaha kavuşursun...""

(HM22418 İbn Hanbel, V, 237)

"İbn Abbas'tan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Nazar (göz değmesi) gerçektir. Eğer kaderin önüne geçecek bir şey olsaydı nazar onun önüne geçerdi...""

(M5702 Müslim, Selâm, 42)

"Abdullah b. Abbâs, bir gün aynı binit üzerinde Allah Resûlü'nün (sav) arkasındayken onun kendisine şöyle dediğini anlattı: "Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim. Allah'ı gözet ki Allah da seni gözetsin. Allahı gözet ki Allah'ı (daima) yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah'tan iste! Yardıma muhtaç olduğunda Allah'tan yardım dile! Şunu bil ki bütün insanlar sana fayda vermek için toplansa Allah'ın takdiri dışında sana fayda veremezler. Ve yine bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa Allahın takdiri dışında sana hiçbir şeyde zarar veremezler. Bu konuda kalemler kaldırılmış (karar verilmiş), sayfalar kurumuştur (hüküm kesinleşmiştir).""

(HM2669 İbn Hanbel, I, 293; T2516 Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme, 59)

"İbn Ömer anlatıyor: “Bir gün Allah Resûlü (sav) (benim de aralarında bulunduğum bir topluluğa), "Bana bir ağaç söyleyin ki o ağaç Müslümana benzer, Rabbinin izniyle her zaman meyve verir ve yaprakları da dökülmez." buyurdu. İçimden, “Bu, hurma ağacıdır.” demek geldi. Fakat orada Ebû Bekir ve Ömer varken konuşmayı uygun bulmadım. Ancak onlar da konuşmayınca Allah Resûlü, "Bu, hurma ağacıdır." buyurdu.""

(B6144 Buhârî, Edeb, 89)

"Ebû Hüreyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah katında insanların en kötülerinin şunlara bir yüzle, bunlara diğer bir yüzle gelen ikiyüzlüler olduğunu görürsün!""

(B6058 Buhârî, Edeb, 52)

"Ebû Hüreyre'nin naklettiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden aşağıda olanlara bakın; yukarıda olanlara bakmayın. Bu, Allah'ın (size verdiği) nimetleri küçümsemeniz bakımından daha uygun olur.""

(M7430 Müslim, Zühd, 9)

"Ebû Hüreyreden (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Vücuttaki bütün eklemler için her gün sadaka vermek gerekir. Bineğine binmek isteyen kişiye yardım etmek veya eşyasını bineğine yüklemek sadakadır. Güzel söz ve namaza giderken atılan her adım sadakadır. Yol göstermek sadakadır.""

(B2891 Buhârî, Cihâd, 72)

"Ebû Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah şöyle buyurur: "Kim benim bir velî kuluma (dostuma) düşmanlık ederse, ben de ona harp ilân ederim. Kulum, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşamaz. Kulum nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder, ta ki ben onu severim. (Sevince de) artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden isterse muhakkak ona (istediğini) veririm. Bana sığınırsa muhakkak onu korur ve kollarım...”"

(B6502 Buhârî, Rikâk, 38)

"İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden her kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmıştır. Allah'tan istenilen şeyler arasında O'na en sevimli geleni, afiyettir." Resûlullah (sav) konuşmasına şöyle devam etmiştir: Dua, başa gelen ve henüz gelmeyen belaya karşı fayda sağlar. Öyleyse ey Allah'ın kulları, duaya sarılın!""

(T3548 Tirmizî, Deavât, 101)

"Ebû Hüreyreden nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Müslüman -veya mümin- bir kul/kişi abdest alır da yüzünü yıkarsa, gözleri ile baktığı her günah suyla -yahut suyun son damlasıyla- yüzünden çıkar gider. Ellerini yıkadığı zaman elleriyle işlediği her günah su ile -yahut suyun son damlası ile- beraber ellerinden çıkar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman ayaklarının yürüyerek işlediği her günah su ile -yahut suyun son damlasıyla- birlikte çıkar gider. Sonunda o kul/kişi günahlarından arınmış olur.""

(M577 Müslim, Tahâret, 32; T2 Tirmizî, Tahâret, 1)

"Ebû Hüreyreden rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “İmam ancak kendisine uyulmak için vardır. Öyleyse (namazda) ondan farklı davranmayın. O rükûa varınca siz de rükûa varın. “Semiallâhü limen hamideh. dediği zaman “Rabbenâ leke'l-hamd. deyin. Secdeye gittiği zaman siz de secdeye gidin. Oturarak namaz kıldığı vakit siz de hep birlikte oturarak kılın. Namazda safı düzgün tutun. Çünkü safı düzgün tutmak namazın güzelliğindendir.""

(B722 Buhârî, Ezân, 74)

"Ebû Hüreyre'nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim abdest alır ve abdesti güzelce almaya özen gösterir sonra cumaya gelir ve (hutbeye) kulak verip sessizce dinlerse o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları ve üç günlük (günahı) daha affolunur. Kim de (hutbeyi dinlemeyip yerdeki) çakıl taşlarıyla meşgul olursa boş bir şey yapmıştır.""

(M1988 Müslim, Cum'a, 27)

"Ebû Hüreyre'nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İzzet ve celâl sahibi Allah şöyle buyurdu: "Kulum iyi bir iş yapmaya niyet eder de yapmazsa ona bir iyilik (sevabı) yazarım. Ama onu yaparsa on kattan yedi yüz kata kadar iyilik (sevabı) yazarım. Eğer (kulum) bir kötülük yapmaya niyet eder de yapmazsa onu (bir günah olarak) yazmam. Fakat onu yaparsa ona bir kötülük (günahı) yazarım.""

(M335 Müslim, Îmân, 204; B6491 Buhârî, Rikâk, 31)

"Ebû Hüreyre'nin işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah rahmeti yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını yanında tuttu, bir parçasını ise yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça (rahmet) sayesinde bütün mahlûklar birbirlerine merhametli davranırlar. Hatta kısrak (yavrusunu emzirirken) basıp da ona zarar verme korkusuyla ayağını (bu rahmetin eseriyle) kaldırır.""

(B6000 Buhârî, Edeb,19)

"Huzeyfe (b. Yemân) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar iyilik yaparlarsa biz de iyilik yaparız, zulmederlerse biz de zulmederiz. diyen zayıf karakterli kimseler olmayın. Bilakis iyilik yaptıklarında insanlara iyilikle karşılık vermeyi, kötülük yaptıklarında ise onlara zulmetmemeyi alışkanlık hâline getirin.”"

(T2007 Tirmizî, Birr, 63)

"Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Öyle insanlar vardır ki (âdeta) hayrın anahtarları, şerrin sürgüleri gibidir. Kimisi de şerrin anahtarları ve hayrın sürgüleri gibidir. Ne mutlu! Yüce Allah'ın, hayrın anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere! Ve yazıklar olsun Yüce Allah'ın şerrin anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere!""

(İM237 İbn Mâce, Sünnet, 19)

"İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav), Mekke'nin fethi günü insanlara hitap ederek şöyle buyurmuştur: "Ey İnsanlar! Allah sizden câhiliye gururunu ve atalarla övünme âdetini gidermiştir. İnsanlar iki gruptur: İyi, takva sahibi, Allah katında değerli kişi ve günahkâr, bedbaht Allah katında değersiz kişi. İnsanlar, Adem'in çocuklarıdır ve Allah, Adem'i topraktan yaratmıştır...""

(T3270 Tirmizî, Tefsîrü'l-Kur'ân, 49; D5116 Ebû Dâvûd, Edeb, 110, 111)

"Abdullah (b. Mes'ûd) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında doğru/siddik olarak tescillenir. Yalandan sakının! Çünkü yalan (insanı) kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında yalancı/kezzâb olarak tescillenir.""

(M6639 Müslim, Birr, 105)

"Abdullah b. Ömer'in naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah için size sığınan kimseye sığınak olun. Allah için isteyen kimseye verin. Sizi davet edene icabet edin, size bir iyilik yapana karşılığını verin. Eğer onun karşılığını verecek bir şey bulamazsanız, karşılıkta bulunduğunuza kanaat getirinceye kadar ona dua edin.""

(D1672 Ebû Dâvûd, Zekât, 38)

"Ebû Musa’dan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “İyi arkadaşla kötü arkadaş misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder yahut sen ondan (miski) satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın!”"

(M6692 Müslim, Birr, 146; B5534 Buhârî, Sayd, 31)

"Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Devlet otoritesi en büyük hamidir. Haksızlıklarla onun vasıtasıyla (yani hukuk yoluyla) mücadele edilir ve onun vasıtasıyla (tehlikelerden) korunulur. Şayet bu otoriteyi kullanan(lar), Allah’tan sakınmayı emreder ve adaletle hükmeder(ler)se bu yaptıklarından sevap kazanır(lar). Bunun aksine davranır(lar)sa (vebalini) çeker(ler).”"

(M4772 Müslim, İmâre, 43)

"Ebû Saîd el-Hudrî’nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş, buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık arpa, hurmaya karşılık hurma, tuza karşılık tuz, eşit miktarda ve peşin olarak satılır. Her kim daha fazla verir veya alırsa muhakkak faiz uygulaması yapmıştır. Alanla veren bu hususta eşittir.”"

(M4064 Müslim, Müsâkât, 82)

"Câbir b. Abdullah’ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Allah’tan (hakkıyla) sakının ve (rızkınızı) ararken güzel yollarla arayın. Zira hiç kimse, rızkını elde etmeden ölmeyecektir, gecikse bile (rızkına kavuşacaktır). Allah’tan (hakkıyla) sakının ve (rızkınızı) ararken güzel yollarla arayın. Helâl olanı alın, haram olanı terk edin.”"

(İM2144 İbn Mâce, Ticâret, 2)

"Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, bir gün Resûlullah (sav), “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashâbı, “Bize göre müflis, parası ve malı olmayan kimsedir.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Aynı zamanda şuna sövmüş, buna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş bir hâlde gelir. Bunun üzerine iyiliklerinin sevabı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yüklenir. Sonra da cehenneme atılır.” buyurdu."

(M6579 Müslim, Birr, 59)